İzmir–Konya Gönül Köprüsü

Proje kapsamında Konya’nın tarihi ve kültürel değerlerini yerinde görme fırsatı bulan federasyon ve dernek başkanları ile basın mensupları, programın sonunda düzenlenen törende bir araya geldi.
Projeyi haber ve röportajlarıyla kamuoyuna aktaran İzmir’in Habercisi, “En İyi Haber ve Röportaj” dalında ödüle layık görüldü.
AYDOĞAN: “BEŞ-ALTI YILLIK BİR HAYALDİ”
Programda konuşan İzmir Konyalılar Federasyonu Başkanı Mehmet Aydoğan, Konya–İzmir Gönül Köprüsü Projesi’nin yaklaşık beş-altı yıllık bir hayal olduğunu belirterek, projenin hayata geçirilmesinde Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’ın desteğinin önemli rol oynadığını söyledi.
Projenin yeniden hazırlanarak Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’a sunulmasının ardından kısa sürede olumlu karşılık bulduğunu ifade eden Aydoğan, organizasyonun gerçekleştirilmesi için Konya’daki kurumların da büyük bir gayret gösterdiğini belirtti.
Aydoğan, Hazreti Mevlânâ’nın “Gel” çağrısına vurgu yaparak, “Demek ki her işin bir vakti ve saati varmış. Bugün burada bulunan sizlerin de bu projede bir nasibi varmış. Hazreti Mevlânâ’nın ‘Gel’ çağrısı herkese nasip olmaz. O çağrıya icabet edenlerin burada bir nasibi olduğuna inanıyorum” dedi.
“BU YOLCULUKTA AMAÇ Çünkü SADECE KONYA’YA GİTMEK DEĞİLDİ”
Yaklaşık 11 saat süren gidiş ve 13 saate ulaşan dönüş yolculuğuna dikkat çeken Aydoğan, programa katılan herkese teşekkür etti.
Aydoğan, yolculuğun yalnızca Konya’ya ulaşmak amacı taşımadığını belirterek, “Bu, sadece nezaketen söylenmiş bir teşekkür değil. Gerçekten bu yolculuğun ne kadar yorucu olduğunu biliyorum. Ancak amacımız sadece Konya’ya gitmek değildi. O uzun yol boyunca birlikte vakit geçirmek, birbirimizi daha yakından tanımak da bu projenin önemli hedeflerinden biriydi” ifadelerini kullandı.
Federasyon ve dernek başkanları ile basın mensuplarının uzun süre aynı ortamı paylaşmasının önemli bir kazanım olduğunu belirten Aydoğan, yolculuğun adeta bir kamp sürecine dönüştüğünü söyledi.
“ÖNYARGILAR YERİNİ DOSTLUĞA BIRAKTI”
Konya programının şehirler arasındaki önyargıların ortadan kaldırılması açısından da önemli olduğunu ifade eden Aydoğan, bazı katılımcıların Konya’ya gelmeden önce farklı düşüncelere sahip olduğunu, programın ardından bu düşüncelerin değiştiğini söyledi.
Çatalhöyük, Mevlânâ Müzesi ve Sille gibi önemli noktaların ziyaret edildiğini belirten Aydoğan, programın asıl kazanımının yalnızca tarihi ve kültürel mekânları görmek olmadığını vurguladı.
Aydoğan, “Gezdiğimiz yerlerin tarihi ve kültürel bilgilerine bugün internetten veya yapay zekâ araçlarından kolayca ulaşabilirsiniz. Ancak bu gezinin asıl değeri bunların çok ötesindeydi. Birlikte aynı trende yol almak, aynı sofrayı paylaşmak, sohbet etmek ve ortak bir amaç etrafında buluşmak bu programın en büyük kazanımı oldu” dedi.
ERGÜN: “BU GEZİYLE BİR ÖNYARGIYI KIRDIK”
“En İyi Haber ve Röportaj” ödülünü alan İzmir’in Habercisi Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Ergün, Konya–İzmir Gönül Köprüsü Projesini hayata geçiren İzmir Konyalılar Federasyonu Başkanı Mehmet Aydoğan’a ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’a teşekkür etti.
Konya ziyaretinin kendisi açısından farklı bir anlam taşıdığını belirten Ergün, “1987 yılından beri İzmir’de yaşayan biri olarak Konya’nın neden her seçimde yüksek oy oranlarıyla AK Parti’ye destek verdiğini merak edenlerden biriydim. Bu proje sayesinde Konya’da yapılan hizmetleri yerinde görme fırsatı bulduk. En azından kafamızdaki bazı önyargıları yerinde gözlem yaparak kırmış olduk” dedi.
Ergün, geziye katılan 25 yerel gazete arasında İzmir’in Habercisi’ni En İyi Haber ve Röportaj dalında birinci seçen jüri üyelerine de teşekkür ederek, “Bizler her zaman sivil toplumun sesi olduk, bundan sonra da olmaya devam edeceğiz” ödüle laik görülen yerel basından arkadaşlarımı da tebrik ediyorum başarılar diliyorum ifadelerini kullandı.
İZMİR–KONYA HIZLI TREN MESAJI
Konuşmasında İzmir–Konya demiryolu bağlantısının önemine de değinen Aydoğan, geçmişte İzmir–Konya Mavi Tren Projesi konusunda çalışmalar yaptıklarını, güzergâh ve doluluk oranlarına ilişkin hazırlanan raporların ilgili kurumlara sunulduğunu söyledi.
İzmir–Konya Yüksek Hızlı Tren Hattı’nın iki şehir arasındaki ulaşımı kolaylaştıracağını belirten Aydoğan, Konya programı sırasında hattın hızlandırılması konusunda da görüşmeler gerçekleştirildiğini ifade etti.
Aydoğan, “Temennimiz İzmir–Konya hızlı tren hattının en kısa sürede tamamlanmasıdır” diye konuştu.
“GÖNÜL KÖPRÜLERİ TÜRKİYE’NİN BİRLİĞİNE KATKI SUNACAK”
Projenin yalnızca İzmir ve Konya arasında değil, Türkiye’nin farklı şehirleri arasında da gönül köprüleri kurulmasına öncülük etmesini amaçladıklarını belirten Aydoğan, sivil toplum kuruluşlarının bu süreçte önemli sorumluluk üstlendiğini söyledi.
Aydoğan, “Sivil toplum kuruluşları, vatandaşlar ve şehirler arasında kurulan gönül köprüleri; kardeşliği, dayanışmayı ve toplumsal barışı güçlendirir. Biz de bu tren yolculuğuyla şehirler arasında gönül köprüleri kurarak bu anlayışa küçük de olsa katkı sunmayı amaçladık” ifadelerini kullandı.
YENİ ROTA AĞRI, GAZİANTEP VE AZERBAYCAN
Konya programının ardından yeni projeler için çalışmaların sürdüğünü açıklayan Aydoğan, Ağrı Belediyesi ile görüşmeler yapıldığını, Gaziantep ve Azerbaycan konusunda da temasların devam ettiğini belirtti.
Balkanlar için de proje planlamalarının bulunduğunu kaydeden Aydoğan, gönül köprüleri projesini uluslararası boyuta taşımak istediklerini söyledi.
KONYA PROJESİ FARKLI ŞEHİRLERE ÖRNEK OLDU
Konya programı sırasında farklı şehirlerden gelen federasyon ve dernek başkanlarının kendi şehirlerindeki yöneticilerle iletişime geçerek benzer projelerin hayata geçirilmesi yönünde görüşmeler yaptığını aktaran Aydoğan, projenin farklı kentlere örnek olmaya başladığını ifade etti.
Erzurum, Ağrı, Sivas ve farklı illerden temsilcilerin kendi şehirlerinde de benzer organizasyonların yapılması yönünde girişimlerde bulunduğunu belirten Aydoğan, projenin yalnızca bir gezi organizasyonu olmaktan çıkarak şehirler arasında kardeşliği güçlendiren bir modele dönüştüğünü söyledi.
KONYA PROJESİ FARKLI ŞEHİRLERE ÖRNEK OLDU
Konya programı sırasında farklı şehirlerden gelen federasyon ve dernek başkanlarının kendi şehirlerindeki yöneticilerle iletişime geçerek benzer projelerin hayata geçirilmesi yönünde görüşmeler yaptığını aktaran Aydoğan, projenin farklı kentlere örnek olmaya başladığını ifade etti.
Erzurum, Ağrı, Sivas ve farklı illerden temsilcilerin kendi şehirlerinde de benzer organizasyonların yapılması yönünde girişimlerde bulunduğunu belirten Aydoğan, projenin yalnızca bir gezi organizasyonu olmaktan çıkarak şehirler arasında kardeşliği güçlendiren bir modele dönüştüğünü söyledi.
ÖDÜLE LAYIK GÖRÜLEN İSİMLER
En İyi TV Haber Programı: Murat Gökhan – Murat’la Gezinti
En Başarılı Haber: Kemal Ceran
En Başarılı Köşe Yazarı ve Yorumcu: Nevzat Dönmez
En İyi Haber Görüntü Yönetmeni: Batuhan Vuruşkanlar
En İyi Haber Spikeri: Deniz Doğan
En İyi Haber ve Röportaj: Hüseyin Ergün – İzmir’in Habercisi
En İyi Fotoğraf Sanatçıları: Özgür Coşkun ve Emine Coşkun
En İyi ve En Başarılı Genel Sekreter: Nurten Yıldız
BASIN MENSUPLARINA TEŞEKKÜR
Konya–İzmir Gönül Köprüsü Projesi kapsamında gerçekleştirilen programı haberleri, röportajları ve özel çalışmalarıyla kamuoyuna aktaran basın mensuplarına teşekkür eden Aydoğan, gazetecilerin projenin kamuoyuna ulaşmasında önemli bir görev üstlendiğini belirtti.
Aydoğan, konuşmasının sonunda programa katılan ve projeye destek veren herkese teşekkür ederek, birliktelik ve dayanışmanın bundan sonraki süreçte de artarak devam etmesi temennisinde bulundu.
Konya–İzmir Gönül Köprüsü Projesi’nin, farklı şehirlerden insanları bir araya getirerek yeni dostlukların kurulmasına ve şehirler arasında kalıcı bağların oluşmasına katkı sunması hedefleniyor.
Gönül Köprüsü’nde gazetecilere ödül
Konyalılar Dernekleri Birliği Federasyonu (KONFED) Genel Başkanı Mehmet Aydoğan öncülüğünde hayata geçirilen “İzmir-Konya Gönül Köprüsü Projesi”, İzmir ile Konya arasında yeni bir dostluk ve dayanışma köprüsü oluşturdu.
Temmuz ayında gerçekleştirilen proje kapsamında İzmir’den farklı illeri temsil eden federasyon ve konfederasyon başkanları, vakıf yöneticileri ve çok sayıda basın mensubundan oluşan geniş bir heyet Konya’ya gitti. Kaynaklara göre programa 48 federasyon ve konfederasyon başkanı ile 32 basın mensubu katıldı. Yaklaşık 13 saat süren nostaljik Mavi Tren yolculuğu da projenin dikkat çeken bölümlerinden biri oldu.
Gazetecilerin Konya izlenimleri ödüllendirildi
Gönül Köprüsü Projesi kapsamında Konya’yı ziyaret eden gazeteciler, şehirde gerçekleştirdikleri haber, röportaj, görüntü ve fotoğraf çalışmalarıyla Konya’nın tarihi, kültürel ve sosyal yönlerini İzmir kamuoyuna aktardı.
Programın ardından yapılan değerlendirmede başarılı çalışmalar ödüllendirildi. Gazetecilik ve medya alanında yedi farklı kategoride ödül verilirken, ayrıca projenin organizasyon sürecindeki çalışmaları nedeniyle genel sekreterlik kategorisinde de özel bir ödül takdim edildi.
Ödül alan isimler
En İyi TV Haber Programı:
Murat Gökhan – Murat’la Gezinti
En Başarılı Haber:
Kemal Ceran
En Başarılı Köşe Yazarı ve Yorumcu:
Nevzat Dönmez
En İyi Haber Görüntü Yönetmeni:
Batuhan Vuruşkanlar
En İyi Haber Spikeri:
Deniz Doğan
En İyi Fotoğraf Sanatçıları:
Özgür ve Emine Coşkun
En İyi Haber Röportajı:
Hüseyin Ergün
En İyi ve En Başarılı Genel Sekreter:
Nurten Yıldız
Ödüller için jüri de dikkat çekti
Gazetecilik çalışmalarının değerlendirilmesinde farklı alanlardan isimlerin yer aldığı bir jüri görev yaptı.
Jüride;
KONFED Genel Başkanı Mehmet Aydoğan
KONFED Genel Sekreteri Nurten Yıldız
Ege Güç Birliği Konfederasyonu Genel Başkanı Tolga Eleman
Gazeteci ve köşe yazarı Vahap Dabakan
Emir Çaka Bey Denizcilik İhtisas Üniversitesi Kalkındırma Vakfı Başkanı Ahmet Gündüz
yer aldı.
Gazeteci ve köşe yazarı Vahap Dabakan da Gönül Köprüsü kapsamında Konya’ya gerçekleştirilen ziyarete ilişkin kaleme aldığı yazısında, projenin İzmir ile Konya arasında sosyal ve kültürel bir bağ oluşturma amacına dikkat çekti.
Amaç yalnızca bir gezi değildi
İzmir-Konya Gönül Köprüsü Projesi, yalnızca bir kültür gezisi olarak değil, İzmir’de faaliyet gösteren farklı hemşehri federasyonları, STK’lar ve medya kuruluşları arasında dayanışmayı güçlendirecek bir buluşma olarak kurgulandı.
Projenin temel hedeflerinden biri, farklı şehirlerden İzmir’e gelen sivil toplum kuruluşlarını ortak bir zeminde buluşturmak ve bu yapıların Konya ile olan sosyal, kültürel ve kurumsal ilişkilerini geliştirmekti.
Konya’daki programın ardından İzmirli STK temsilcileri ve gazetecilerin şehirden olumlu izlenimlerle ayrıldığı, özellikle Konya’nın temizliği, sakinliği, tarihi mirası ve şehircilik uygulamalarından etkilendikleri çeşitli haberlerde yer aldı.
Mehmet Aydoğan’ın öncülüğündeki proje böylece yalnızca İzmir ile Konya arasında değil, sivil toplum ile medya arasında da yeni bir gönül köprüsü oluştururken; gazetecilere verilen ödüller de Konya’nın tanıtımına katkı sağlayan medya çalışmalarının taçlandırılması niteliği taşıdı.
15 yıllık bir vefa: Mevlânâ Müzesi’nin gül bahçesi
15 Yıllık Bir Vefa Hikayesi: Hazreti Mevlana’nın Gölgesinde Bıraktığımız İz!
“Ne olursan ol yine gel” diyen Hazreti Mevlana’nın huzurunda, “Gönül Köprüsü” projemizle bulunmanın tarifsiz mutluluğunu yaşıyoruz. Ancak bizim bu topraklara olan bağımız çok daha eskilere dayanıyor!
Bundan yaklaşık 15 sene önce, imkanların bugünkü kadar iyi olmadığı o günlerde, İzmir’den gelen arkadaşlarımızla birlikte 10 gün boyunca durmaksızın çalışmıştık. Mevlana Müzesi’nin 18 bin metrekarelik o muazzam gül bahçesinin yürüyüş yollarını, ziyaretçilerin oturma gruplarını ve demirlerin boyama tadilatlarını dernek olarak o dönem biz üstlenmiştik.
Demek ki geçmişte öyle güzel bir manevi köprü oluşturmuşuz ki, o günkü katkımızın haklı gururunu bugün tekrar hissediyoruz. Birlik ve beraberlikle inşa edilen bu manevi köprülerin hiç yıkılmaması dileğiyle...
O günlere dair anılarımızı ve ziyaretimizin detaylarını videomuzda izleyebilirsiniz.
#KONFED #GönülKöprüsü #MevlanaMüzesi #Konya #SivilToplum
Asırlık emanet yuvasına dönüyor
İzmir Sivil Toplum Örgütleri Platformu (İSTOP) ve Uluslararası Konyalılar Konfederasyonu (KONFED) Genel Başkanı Mehmet Aydoğan öncülüğünde hayata geçirilen İzmir-Konya Gönül Köprüsü Projesi, kuruluş amacının çok ötesinde anlamlı bir gelişmeye vesile oldu.
İzmir’den Konya’ya gerçekleştirilen ve sivil toplum kuruluşları ile basın mensuplarını aynı gönül ikliminde buluşturan proje kapsamında, iki şehir arasındaki tarihi, kültürel ve manevi bağlar yeniden ele alındı. Ancak bu yolculuğun en anlamlı hatırası, yıllardır Konya’da muhafaza edilen ve İzmir’in işgal günlerine tanıklık eden kıymetli bir Kur’an-ı Kerim’in yeniden İzmir’e kazandırılması için atılan adım oldu.
İzmir’in acı günlerinden kalan bir emanet
KONFED Genel Başkanı Mehmet Aydoğan’ın aktardığı bilgiye göre söz konusu Kur’an-ı Kerim, Yunan işgali sırasında İzmir’de bulunan bir Türk subayı tarafından büyük bir hassasiyetle korunarak Konya’ya götürüldü.
İzmir’in işgalden kurtuluşunun ardından geçen yaklaşık bir asra rağmen bu kıymetli emanet Konya’da muhafaza edildi.
Yıllar sonra ise bu tarihi eser restore edildi. Emanetin İzmir’e, ait olduğu şehre ve tarihî hafızasındaki yerine yeniden kazandırılması için İzmir Müze Müdürlüğü ile temas kurulması ve Kültür ve Turizm Bakanlığı nezdinde gerekli çalışmaların yürütülmesi gündeme geldi.
Mehmet Aydoğan, bu gelişmeyi “Gönül Köprüsü nasıl da işliyor” sözleriyle değerlendirdi.
Bir tren yolculuğuyla başlayan gönül bağı, tarihi emanete uzandı
İzmir-Konya Gönül Köprüsü Projesi’nin temelinde, iki şehir arasında kalıcı bir dostluk ve dayanışma bağı oluşturmak bulunuyor.
Yaklaşık 50 federasyon ve konfederasyon başkanı ile 32 gazeteci ve televizyoncunun katıldığı organizasyonda özellikle tren yolculuğunun tercih edilmesi de tesadüf değildi.
Yaklaşık 13 saat süren Konya Mavi Tren yolculuğu boyunca farklı sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve gazeteciler aynı ortamı paylaşarak birbirlerini daha yakından tanıma fırsatı buldu.
KONFED Genel Başkanı Mehmet Aydoğan, projenin ortaya çıkış fikrinin yaklaşık 6-7 yıl öncesine dayandığını, başlangıçta İzmir’deki belediye meclis üyelerinin Konya’nın şehircilik uygulamalarını yerinde görmesi amacıyla düşündüğü projenin daha sonra sivil toplum kuruluşları ve gazetecilerin katılımıyla hayata geçtiğini ifade etti. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’ın projeye hızlı şekilde destek vermesiyle organizasyon kısa sürede hayata geçirildi.
Bu yolculuk, İzmir ve Konya arasında yalnızca bir kültür gezisi değil, geçmişten geleceğe uzanan bir gönül bağının yeniden hatırlanmasına vesile oldu.
Asırlık emanet yeniden İzmir’le buluşacak
KONFED olarak bizim için Gönül Köprüsü’nün en değerli kazanımlarından biri de işte bu tarihi emanettir.
Bir asır önce İzmir’in işgal günlerinde korunarak Konya’ya getirilen, yıllar boyunca burada muhafaza edilen Kur’an-ı Kerim’in yeniden İzmir’e kazandırılması, iki şehir arasındaki tarihi bağın ne kadar derin olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır.
Bu süreç yalnızca bir tarihi eserin yer değiştirmesi değildir.
Bu; İzmir’in hafızasının, Milli Mücadele’nin hatırasının ve bir milletin zor günlerde sahip çıktığı değerlerin yeniden kendi yuvasıyla buluşmasıdır.
KONFED olarak, Gönül Köprüsü Projesi’nin ortaya çıkardığı bu anlamlı gelişmenin takipçisi olacağız. Emanetin İzmir Müze Müdürlüğü’ne ve ilgili kurumların koordinasyonuyla İzmir’e yeniden kazandırılması için yürütülecek sürecin sonuçlanmasını temenni ediyoruz.
Gönül Köprüsü’nün gerçek anlamı
Gönül Köprüsü’nü kurarken hedefimiz yalnızca insanları bir şehirden başka bir şehre götürmek değildi.
Amacımız; tarihi hatırlamak, kültürü paylaşmak, şehirleri birbirine yaklaştırmak ve ortak değerlerimizi geleceğe taşımaktı.
Bugün geldiğimiz noktada görüyoruz ki bu köprü, yalnızca insanları değil; hatıraları, emanetleri ve şehirlerin ortak tarihini de birbirine bağlıyor.
Konya’da yıllardır korunan bir emanetin yeniden İzmir’e dönmesi için başlayan bu süreç, bizim için Gönül Köprüsü Projesi’nin en anlamlı meyvelerinden biridir.
Bir asır önce İzmir’den Konya’ya uzanan yolculuğun ardından, şimdi aynı emanetin Konya’dan İzmir’e doğru yeniden yola çıkacağı günü bekliyoruz.
Çünkü bazı emanetlerin yalnızca bir adresi vardır.
Ve bu emanetin adresi İzmir’dir.
KONFED olarak bu tarihi buluşmanın gerçekleşmesi için üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye ve süreci kamuoyuyla paylaşmaya devam edeceğiz.
Nevzat Dönmez yazdı: Gönül Köprüsü İzmir ile Konya’yı buluşturdu
Konyalılar Dernekleri Birliği Federasyonu (KONFED) Genel Başkanı Mehmet Aydoğan’ın uzun yıllardır hayalini kurduğu İzmir-Konya Gönül Köprüsü Projesi, İzmir ile Konya arasında yalnızca bir yolculuk değil, kalıcı bir kardeşlik ve dayanışma bağı oluşturma hedefiyle hayata geçirildi.
Haber Ekspres yazarı Nevzat Dönmez, 19 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanan yazısında Gönül Köprüsü Projesi’ni farklı bir açıdan ele aldı. Dönmez, projenin merkezinde Mehmet Aydoğan’ın insanları bir araya getiren yaklaşımının bulunduğuna dikkat çekti.
Dönmez’e göre, İzmir’den Konya’ya gerçekleştirilen bu yolculuğa toplumun farklı kesimlerini temsil eden yaklaşık 40 federasyon başkanı ile 35 duayen gazetecinin katılması, projenin oluşturduğu güven ortamının en önemli göstergelerinden biri oldu.
“Böylesine bir organizasyonu hiçbir makam tek başına başaramaz”
Nevzat Dönmez, yazısında 13 saatlik tren yolculuğu, iki günlük yoğun program ve dönüş yolculuğuna rağmen çok sayıda önemli ismin projeye katılmasının kolay olmadığını belirterek, bu birlikteliğin Mehmet Aydoğan’ın yıllar içinde oluşturduğu güven ve dostluk ilişkileri sayesinde gerçekleştiğini ifade etti.
Dönmez, Mehmet Aydoğan’ın organizasyonlarında kişisel bir hesap peşinde koşmadığını, temel amacının insanları bir araya getirmek, önyargıları azaltmak ve doğduğu Konya ile yaşamını sürdürdüğü İzmir arasında kalıcı bir gönül köprüsü kurmak olduğunu vurguladı.
Yazıda dikkat çeken bir diğer nokta ise Gönül Köprüsü’nün kısa sürede ortaya çıkmış bir proje olmadığı değerlendirmesi oldu. Dönmez, bu köprünün yılların emeği, sabrı ve inancıyla adım adım kurulduğunu belirtti.
Konya’dan güçlü destek
İzmir-Konya Gönül Köprüsü Projesi’nin hayata geçirilmesinde Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’ın desteği de Nevzat Dönmez’in yazısında özel olarak ele alındı.
Dönmez, belediyeciliğin yalnızca fiziki yatırımlardan ibaret olmadığını; şehirler arasında gönül bağları kurmanın da önemli bir hizmet olduğunu ifade ederek, Konya’da gerçekleştirilen program boyunca gösterilen misafirperverlik ve ev sahipliğinin katılımcılarda güzel hatıralar bıraktığını belirtti.
“Bu sadece bir gezi değil”
Nevzat Dönmez’in yazısının en dikkat çekici değerlendirmelerinden biri ise Gönül Köprüsü’nün yalnızca İzmir ve Konya ile sınırlı kalmayacağı yönündeki öngörüsü oldu.
Dönmez, projeye katılan federasyon başkanlarının kendi şehirleriyle benzer gönül köprüleri kurmak için harekete geçebileceğini belirterek, güzel örneklerin çoğalabileceğine dikkat çekti.
Gönül Köprüsü’nün, şehirler arasındaki sosyal ve kültürel bağları güçlendiren örnek bir toplumsal proje olduğuna işaret eden Dönmez, bu tür çalışmaların Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu birlik, sevgi ve kardeşlik duygularını güçlendireceğini ifade etti.
Mehmet Aydoğan’a özel vurgu
KONFED Genel Başkanı Mehmet Aydoğan’ın projenin oluşmasındaki rolüne geniş yer veren Nevzat Dönmez, Aydoğan’ı insan ilişkilerinde samimiyeti ve güveni önemseyen, sözünün arkasında duran bir isim olarak değerlendirdi.
Dönmez’in yazısında yer verdiği ifadeler, İzmir-Konya Gönül Köprüsü’nün yalnızca üç günlük bir programdan ibaret olmadığını; yıllardır sürdürülen bir emeğin, dostlukların ve şehirler arasında bağ kurma idealinin sonucu olduğunu ortaya koyuyor.
KONFED olarak, İzmir ile Konya arasında kurulan bu gönül bağının daha da güçlenmesi ve farklı şehirler arasında yeni dostluk köprülerinin kurulması için çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz.
KONFED olarak, projemizi köşesinde değerlendiren Haber Ekspres yazarı Nevzat Dönmez’e teşekkür ediyor; İzmir-Konya Gönül Köprüsü’nün hayata geçirilmesinde emeği bulunan tüm paydaşlarımıza şükranlarımızı sunuyoruz.
Kaynak: Haber Ekspres – Nevzat Dönmez, “Mehmet Aydoğan’ın kurduğu Gönül Köprüsü”, 19 Temmuz 2026. Haberi Haber Ekspres’te okuyun
Nevzat Dönmez yazdı: Kaşıkların sesinde kardeşlik vardı
Bazı organizasyonlar vardır...
Program biter, fotoğraflar çekilir, herkes evine döner ve birkaç gün sonra unutulur.
Bir de öyle organizasyonlar vardır ki insanın zihninde değil, yüreğinde iz bırakır.
İzmir Konyalılar Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Aydoğan’ın hayata geçirdiği “İzmir-Konya Gönül Köprüsü Projesi” işte tam da böyle bir çalışma oldu.
Konya’ya sadece bir gezi yapmadık.
Aslında birbirimizi tanımaya gittik.
İzmir’den gelen sivil toplum kuruluşlarının başkanları, hemşehri derneklerinin temsilcileri ve meslek hayatlarında iz bırakmış gazeteciler olarak aynı sofraya oturduk, aynı şehirde dolaştık, aynı duyguları paylaştık.
Ve bir kez daha gördük ki...
Bu ülkenin en büyük zenginliği ne tarihi eserleri, ne ovaları ne de dağlarıdır.
Asıl zenginliği insanıdır.
Bu projenin bende bıraktığı en unutulmaz an ise ikinci gün yaşandı.
Bir folklor gösterisi izliyorduk.
Sahneye birbirinden pırıl pırıl genç kızlarımız çıktı.
Konya’nın meşhur Kaşık Havası başladı.
Derken Başkan Mehmet Aydoğan da ekibe katıldı.
Elindeki kaşıkları öylesine ustalıkla kullanıyor, öylesine doğal oynuyordu ki gözümü ayıramadım.
O an kendi kendime şunu söyledim:
“İşte bu projenin özeti burada.”
Çünkü kültür sadece müzelerde sergilenen bir miras değildir.
Kültür; birlikte oynamaktır, birlikte gülmektir, birbirinin türküsünü söylemek, oyununu öğrenmek, sevincini paylaşmaktır.
Anadolu’nun bir ucundaki insanın diğer ucundaki insanın kültürünü sahiplenmesidir.
Bir çift kaşığın çıkardığı ritim bazen yüzlerce konuşmadan daha anlamlı olabilir.
O gün Konya’da kendimi yabancı hissetmedim.
Aksine yıllardır orada yaşıyormuş gibi hissettim.
Çünkü samimiyet vardı.
Çünkü içtenlik vardı.
Çünkü gönüller arasında kurulan köprü, şehirler arasındaki kilometreleri çoktan ortadan kaldırmıştı.
Bugün toplum olarak en fazla ihtiyaç duyduğumuz şey de tam olarak budur.
Birbirimizi dinlemek...
Birbirimizi tanımak...
Önyargılar yerine dostluklar kurmak...
Şehirleri yarıştırmak yerine kültürleri buluşturmak...
Çünkü kardeşlik, sloganlarla değil; aynı sofrayı paylaşınca, aynı ezgiye eşlik edince, aynı oyunda aynı ritimde buluşunca güçleniyor.
Belki de bu yüzden bu projenin adı çok anlamlıydı:
Gönül Köprüsü...
Çünkü gerçek köprüler betonla değil, sevgiyle kurulur.
Bu anlamlı projeyi hayata geçirerek sadece İzmir ile Konya arasında değil, gönüller arasında da kalıcı bir bağ kurulmasına öncülük eden Mehmet Aydoğan’a teşekkür etmek gerekiyor.
Dilerim bu güzel örnek yalnızca iki şehir arasında kalmaz.
Türkiye’nin dört bir yanında insanlar birbirlerinin kültürünü tanımaya, birbirlerinin türküsünü söylemeye, birbirlerinin sevincini paylaşmaya devam eder.
Çünkü bu ülkenin en büyük gücü, farklılıklarımız değil; o farklılıkları aynı gönülde buluşturabilme becerisidir.








